20 Kasım 2016 Pazar

Avrupa'dan yükselen yıldızlar -1


Bu yazı dizisinde 2016/17 sezonunda performanslarıyla kendilerinden söz ettiren genç oyunculara odaklanırken bazen de kendilerinde söz ettiremeyen, kıyıda köşede kalmış "underrated" kardeşlerimize hak ettikleri değeri vereceğiz. İlk yazıda yer alan 10 isim BJKTV'de 16 Kasım 2016 tarihli Global Futbol programında konuştuğumuz oyuncular. İkinci 10 kişilik liste de şimdiden hazır, onları da bir ara paylaşırız artık.

Not: 17 yaşındaki Donnarumma'yı listedeki oyunculara kıyasla daha önce çıkış yaptığı ve artık Buffon-Neuer-De Gea gibi "baba" kaleciler klasmanında sayılması gerektiğinden bu listeye koymadım. Yerine nispeten daha az bilinen Lafont kardeşimizle başladım. İyi okumalar.


Alban Lafont, 17, Toulouse


2015/16 sezonu Toulouse için hiç de iyi başlamamıştı ve 14 maçta sadece 1 galibiyet alabilen takımın küme düşme hattının dışıyla arasında 10 puanlık bir fark vardı. Dönemin teknik adamı Dominik Arribage beklenmedik bir şey yaptı ve tecrübeli iki kalecisi yerine Nice maçında kaleyi 1999 doğumlu Alban Lafont’a teslim etti. 16 yaş 310 günle Fransa lig tarihinin en genç kalecisi unvanını alan Lafont’un başarılı performans gösterdiği maçı Toulouse 2-0 kazandı ve o günden sonra genç kaleci bir daha arkasına bakmadı.

Toulouse ligde kalmayı son maçta aldığı galibiyetle başarırken ligde şans bulduğu 24 maçın 8’inde kalesini gole kapatan Lafont bunda önemli pay sahiplerinden biriydi. Bu sezon ligdeki 13 maçın 4’ünde kalesinde gol görmeyen genç kaleci özellikle 2-0 kazanılan PSG maçındaki kurtarışlarıyla ününü daha da yaydı. Şimdilik Fransa U18 milli takımının kalesini koruyan Lafont’u gelecek yıllarda Avrupa’nın önemli takımlarından birinin kalesini koruyan Fransız A milli takım kalecisi olarak görmemiz kuvvetle muhtemel.

İlginç bilgi: Fransa'ya 9 yaşında göçen Lafont, genç takımlarda forvet arkasında görev alıyormuş ve kaleye 14 yaşında geçmeye başlamış. 2 yılda Ligue1 seviyesine gelmesi inanılmaz.

Jonathan Tah, 20, Bayer Leverkusen



Jonathan Tah 19 yaşında Hamburg’dan Bayer Leverkusen’e 7.5 milyon Euro bedelle transfer olurken menajerlik oyunlarından ona aşina olan pek çok futbolsever bu transferi kelepir olarak nitelendiriyordu. Genç takımlarda potansiyelinden bahsettiren Tah, Hamburg formasını sadece 16 maçta giymiş, kiralık gittiği ikinci lig ekibi Fortuna Düsseldorf’ta başarılı bir sezon geçirmişti. Son yıllarda sürekli kümede kalma savaşı veren ve daimi stoperi Johan Djorou olan bir takımın Tah'tan bu kadar kolay vazgeçmesi de pek akıl alır bir iş değil ama Hamburg'dur ne yapsa yeridir.

Roger Schmidt’in çok güvendiği ve gelir gelmez ilk 11’e monte ettiği 1.94’lük genç stoper sakatlık sorunu yaşadığı kısa bir süreç dışında tüm sezon oynadı, özellikle Şampiyonlar Ligi’nde Barcelona’ya karşı iki maçta da üst düzey bir performans göstererek Katalan kulübünün de radarına girdi. Antonio Rüdiger'in sakatlığı sonrasında Euro 2016 kadrosuna çağrılan Tah,  Alman Milli Takımı formasını geçtiğimiz hafta oynanan İtalya hazırlık maçında da giydi. 1.94'lük boyu ve 95 kiloluk cüssesiyle görür görmez "Maşallah pehlivana bak" dediğiniz Tah, sağından atıp solundan geçmeye çalışan pırpır bir hücumcudan daha çabuk hareket edip topu kaparak sizi şaşırtabilir. Açıkçası "Koca koca demirler nasıl uçuyor yav?" şaşkınlığının benzerini Tah'ı izlerken yaşıyorum bazen. Kendisini dünyanın en büyük kulüplerinden birinde görmemek sürpriz olacaktır. 

Moussa Dembele, 20, Celtic



Bu devirde soyadı Dembele olan alıp yürüyor. Tottenham'ın Belçikalı Dembelesi, BVB'nin Ousmane Dembelesi derken Celtic'in 20 yaşındaki komple forveti Moussa Dembele de bu savı güçlendiriyor. Ha bir de henüz 13 yaşındayken U20 takımıyla maça çıkan minik Karamoko Dembele var yine Celtic'te, onun da takipçisiyiz.

16 yaşında Paris St Germain altyapısından Fulham akademisine geçiş yapan Moussa Dembele, geçen sezonu Championship’te 10 golle tamamladı. Fulham ile sözleşmesi sona eren Dembele’nin adı İngiltere’nin büyük takımlarıyla anılsa da o şaşırtıcı bir hamle yaparak kariyerine İskoçya’da devam etme kararı aldı ve şu ana kadar geçen zaman verdiği kararın doğruluğunu ispatladı.

Bu sezon şimdiye kadar Celtic ve Fransa U21 milli takım formasıyla çıktığı 27 maçta 18 gol kaydeden Dembele, ilk Old Firm derbisinde Rangers karşısında hat-trick yaparken Şampiyonlar Ligi’nde Manchester City’ye de iki gol attı. Hızı, gücü ve gol vuruşları esnasındaki sakinliğiyle dikkat çeken Dembele İskoçya’da uzun süre kalmayacak gibi gözüküyor.


Malang Sarr, 17, Nice



5 yaşında doğup büyüdüğü şehrin takımı Nice’in altyapısına katılan Malang Sarr 12 yıl sonra A takımdaki ilk maçına çıktı ve bir de gol kaydederek profesyonel kariyerine rüya gibi bir başlangıç yaptı. Teknik direktör Lucien Favre’ın değişmez tercihlerinden biri olan 17 yaşındaki Sarr savunmadaki olgun tavrı, çabukluğu ve değişik dizilişlere kolay uyum sağlayabilmesiyle şimdiden Fransa’da sezonun en öne çıkan genç oyuncularından biri oldu.

Sezon başında Paul Baysse ve Dante ile üçlü savunmada görev yapan Sarr, dörtlüde de aynı başarıyı tekrarladı. Özgüveni ve isabetli paslarıyla sol bekte de hiç fena bir tercih olmayacaktır. Adı Milan'la anılınca ister istemez Desailly'ye benzettim ama henüz çok erken tabi. Bekleyip görelim, Lucien Favre ile çalışmak ona çok şey katacaktır.

Christian Pulisic, 18, Borussia Dortmund



Borussia Dortmund bu yaz kadrosuna kattığı genç ve yetenekli oyuncularla dikkat çekse de ellerindeki belki de en etkileyici genç yetenek zaten kendi bünyelerindeydi. Hırvat asıllı bir ailenin ABD vatandaşı oğlu Christian Pulisic, 16 yaşındayken Borussia Dortmund’a transfer edildi ve U19 takımının kadrosuna alındı ve buradaki 15 maçında 10 gol atıp 8 de asist yapınca dikkatleri üzerine çekerek A takıma yükseldi.

Aslen bir 10 numara olan ancak modern futbolun gerektirdiği biçimde kendisini oyun kurucu özelliğine sahip skorer bir kanat hücumcusu haline getiren Pulisic, henüz 18 yaşında olabilir ama şimdiden ABD milli takımının en özel oyuncusu ve onun ülke futbol tarihinin en başarılı ismi olmasını bekleyenler çoğunlukta. O da yükselişine bu hızla devam ederse tüm beklentileri karşılayacak gibi gözüküyor.

İlginç bilgi: BVB yetkilileri ABD U17 milli takımından başka bir oyuncuyu takip ederken Christian Pulisic'i fark edip hayran kalmışlar ve onu almışlar. O oyuncu, Haji Wright ise şu an ezeli rakip Schalke 04'ün bünyesinde ve Amatör ligdeki 10 maçında 6 gol 7 asistle oynuyor.

Kylian Mbappe, 17, Monaco



Açıkça, dürüstçe ve gereksiz samimiyetsizliklere girmeden bu sezon Avrupa liglerinde izlemekten en çok keyif aldığım genç oyuncu sorulursa cevabı Kylian Mbappe olur. Geçen sezon Ligue1'de Ousmane Dembele ne yaptıysa onun çok benzerinin yapıyor şimdilik ve henüz çok çok genç.

20 Şubat 2016 tarihli Monaco-Troyes maçının son dakikalarında ev sahibi takımın bulduğu gol sadece farkı ikiye çıkarıp galibiyeti kesinleştirmesiyle değil aynı zamanda golü atan oyuncunun tarihi önem kazanmasıyla da özeldi. 17 yıl 62 günlük Kylian Mbappe bu golle Thierry Henry’yi geride bırakarak Monaco tarihinin en genç golcüsü unvanını aldı. 2016 yazında Fransa’nın rahatlıkla şampiyonluğa uzandığı Avrupa U19 şampiyonasında attığı 7 gol ve yeteneğiyle herkesi kendine hayran bırakan genç oyuncu bu sezona fırtına gibi girdi ve ligde 250 dakikaya 2 gol 4 asist sığdırmayı başardı. Oldukça teknik bir hücumcu olan Mbappe becerikli bilekleri, yüksek hızı, yüksek hızla ceza sahasına girer girmez bir anda yön değiştirebilmesi ve bencillikten uzak yapısıyla şimdiden bir yıldız gibi parlıyor. 

İlginç bilgi: Mbappe 13 yaşındayken Real Madrid'den bir davet almış ancak Monaco kulübü onu bünyesinde tutmak için küçük çapta bir savaş vermiş

Naby Keita, 21, RB Leipzig


Fransa ikinci liginde geçirdiği bir sezon Naby Keita’nın kalitesini gözler önüne sermesi için yeterliydi. 18 yaşındaki Gineli orta saha oyuncusu 23 maçta 4 gol atıp 7 asist yapmış, Avusturya şampiyonu RB Salzburg herkesten önce davranarak onu 1.5 milyon euroya transfer etmişti. Başlarda savruk ve sert müdahaleleriyle eleştirilse de zamanla gelişim göstererek Avusturya’da geçirdiği iki sezonun ardından 15 milyon Euro bedelle Almanya’daki kardeş kulüp RB Leipzig’e transfer edilen Keita bu sezonun Avrupa liglerindeki en büyük sürprizlerinden biri olan takımının en öne çıkan oyuncularından biri oldu. 

Kağıt üstünde bir defansif orta saha olan Keita maç boyunca sürekli hücumu düşünüyor ve oyununun iki yönünü de aynı başarıyla oynayabiliyor. Takımı hücum ederken ileri yaptığı koşular hep doğru ve birçok dönen topu bu sayede mıknatıs gibi çekebiliyor. Açıkçası onu izlerken "N'Golo Kante v2.0" olduğunu düşünüyorum. 9 maçta attığı 3 gol de bunun ispatı. Modern futbolun gerektirdiği tipte bir merkez orta saha oyuncusu olan Keita’nın değeri sezon sonunda 3’e katlanırsa pek de şaşırtıcı olmaz. 

Gelson Martins, 21, Sporting CP


Tarihi boyunca Portekiz’in en önemli kanat oyuncularını yetiştiren Sporting’in ülke futboluna son armağanı Gelson Martins. Geçen sezon A takıma yükseltilse ve Sporting’in lig tarihindeki 5000. Golü atmış olsa da asıl patlamayı bu sezon yapan Martins, özellikle Şampiyonlar Ligi’nde Real Madrid’e karşı Bernabeu’da oynadığı futbolla kendinden söz ettirdi ve dünya futbol gündemine oturdu. Çok süratli, cesur ve yetenekli bir kanat oyuncusu olan Martins bu sezon ligde oynadığı 10 maçın 7’sinde asist yapmayı başardı. Rüzgarın oğlu Gelson bu hızla devam ederse sezon sonunda Avrupa'nın devlerini onun transferi için kapışırken izliyor olacağız.

Manuel Locatelli, 18, AC Milan



Yıllardır beklenen seviyeden uzakta seyreden Milan’ın taraftarları umutlandıran birkaç genç oyuncusundan biri olan Locatelli için 2016/17 sezonu rüya gibi geçiyor. Sassuolo deplasmanında takımı 3-2 mağlupken oyuna giren ve ilk şutunda skora eşitlik getirdikten sonra gözyaşlarına engel olamayan 18 yaşındaki oyuncu iki hafta sonra bu sefer Juventus’a harika bir gol atarak ilk 11’deki yerini garantiledi. İtalya U19 milli takımının kaptanlığını yapan ve Andrea Pirlo’ya benzetilen Locatelli sakinliği, güçlü oyun görüşü ve etkili şutlarıyla şimdiden Milan taraftarının gönlünü kazanmış durumda. Uzun ince fiziğiyle Busquets'i andıran, sahadaki rolü de onunla aynı Locatelli, Montolivo'nun sakatlanması, Poli'nin etkisiz performansı, Sosa'nın bekleneni verememesi sonrası çıktığı sahnede hiç yabancılık çekmedi ve formayı söke söke aldı. İleride sadece Milan'ın değil İtalyan Milli Takımının da orta sahasına güneş gibi doğabilir. Verratti-Locatelli, çok da iyi güzel olur.

Kasper Dolberg, 19, Ajax



Danimarka ekibi Silkeborg 2014/15 sezonunu son sırada tamamlayarak küme düşerken kadrosundaki en genç oyuncu Ajax’a transfer oluyordu. O sezon sadece 3 maçta o da 30 dakika şans bulan Kasper Dolberg daha önce Zlatan Ibrahimovic ve Christian Eriksen’i keşfeden scoutun dikkatini çekerek Amsterdam’a geçiş yaptı. Bu da insana "Scouting var, scouting var" dedirtiyor gerçekten. 

Geçen sezon geçirdiği sakatlık sonrası U19 takımında attığı gollerle kendisinden söz ettiren Danimarkalı forvet, bu yaz A takıma yükseldi ve kısa sürede takımın önemli parçalarından biri haline geldi. Kanatlarda ve forvet arkasında da başarıyla görev yapsa da en uçta yeteneklerini daha rahat sergileyen genç oyuncunun şimdilik (Bu satırlar yazılırken 37 dakikada hat-trick yaptı Nijmegen'e. Böylece 2001'de van der Vaart'tan sonra Ajax formasıyla hat-trick yapan en genç oyuncu oldu) 12 maçta 8 golü bulunuyor ve Avrupanın önemli kulüpleri tarafından her hafta takip ediliyor. 18 yaşındaki Dolberg benzetildiği Ibrahimovic’in izinden gidebilir mi henüz bilmiyoruz ancak şimdilik oldukça iyi gittiği kesin.